Kişisel Maruziyet Ölçümleri

Kişisel Maruziyet Ölçümü Nedir?

Kişisel maruziyet ölçümü, bir çalışanın iş günü boyunca gürültü, toz, titreşim ve kimyasal etkenler gibi sağlığa zararlı faktörlere ne düzeyde maruz kaldığını doğrudan kişi üzerinden tespit eden iş hijyeni ölçümüdür. Ölçüm ekipmanları çalışanın solunum bölgesine, kulağına ya da el-kol bölgesine yerleştirilir. Bu sayede elde edilen sonuç, ortamın genelini değil, bizzat o çalışanın gerçek maruziyetini yansıtır.

Bu yöntem, ortam ölçümüne göre çok daha hassas veriler sunar. Çünkü bir çalışan gün içinde farklı bölümlerde, farklı sürelerde ve farklı yoğunlukta etkenlere maruz kalır. Kişisel maruziyet ölçümü bu hareketli maruziyeti sekiz saatlik bir iş gününe indirger ve yasal sınır değerlerle karşılaştırılabilir hâle getirir.

Kipdaş Mühendislik olarak kişisel maruziyet ölçümlerini TS EN ISO/IEC 17025:2017 standardında akredite (TÜRKAK, AB-0968-T) ve İSGÜM yetkili (Belge No: 388) laboratuvarımızda gerçekleştiriyoruz.

Kişisel Maruziyet Ölçümü Neden Yapılır?

İş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesinde çalışma ortamının gözetimi büyük önem taşır. Çünkü çalışma ortamındaki tehlikeler ve riskler sürekli değişir; bu da yeni iş sağlığı ve güvenliği sorunlarına yol açar. Kişisel maruziyet ölçümü, bu riskleri görünür kılarak işverene somut veri sunar.

Çalışma ortamında maruziyetin izlenmesi temel olarak beş amaca hizmet eder:

  • Gerçek tehlikeleri nicel olarak tanımlamak: Riskin yalnızca varlığını değil, büyüklüğünü de ölçmek.
  • Maruziyet düzeyini belirlemek: Zararlı etkenlere çalışanların ne ölçüde maruz kaldığını saptamak.
  • Mevzuata uygunluğu kanıtlamak: Yasal sınır değerlerin aşılmadığını belgelemek.
  • Kontrol önlemi ihtiyacını değerlendirmek: Hangi noktalarda tedbir gerektiğini önceliklendirmek.
  • Mevcut önlemlerin etkinliğini ölçmek: Alınan tedbirlerin işe yarayıp yaramadığını kontrol etmek.

Kişisel Maruziyet Ölçümünün Yasal Dayanağı

İşverenin çalışma ortamını gözetme yükümlülüğü, 30/06/2012 tarih ve 28339 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile bu Kanuna bağlı yönetmeliklerde açıkça düzenlenmiştir. Kanuna göre işveren, işyerinde iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak için “her türlü önlemi alma” yükümlülüğü taşır.

Bu yükümlülüğün yerine getirildiğinin tespiti için işverenin çalışma ortamının gözetimine yönelik bir sistem kurması ve yapılanları kayıt altına alması gerekir. Ölçümlerin nasıl yapılacağı ise 27 Ocak 2023 tarih ve 32086 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik ile belirlenir. Bu yönetmelik, ölçümlerin yalnızca İSGÜM tarafından yetkilendirilmiş laboratuvarlarca yapılmasını zorunlu kılar.

Kişisel Maruziyet Ölçümü ile Ortam Ölçümü Arasındaki Fark

İki ölçüm türü sıklıkla karıştırılır, ancak amaçları farklıdır. Ortam ölçümü, çalışma alanının belirli noktalarındaki etken yoğunluğunu sabit konumda tespit eder. Kişisel maruziyet ölçümü ise ekipmanı çalışanın üzerine yerleştirerek o kişinin gün boyu aldığı gerçek dozu ölçer.

Örneğin bir tezgâhın yanındaki gürültü 90 dB(A) olabilir; fakat çalışan günün yalnızca üçte birini orada geçiriyorsa kişisel maruziyeti çok daha düşüktür. Sağlık riskini ve yasal uygunluğu doğru değerlendirmek için maruziyetin kişi bazında ölçülmesi gerekir. Dozimetre yöntemi, mikrofonu etkilenen kişinin kulağına yakın konumlandırdığı için alan örneklemesine göre daha nitelikli sonuç verir.

Kipdaş Mühendislik’in Sunduğu Kişisel Maruziyet Ölçümleri

Laboratuvarımız, akreditasyon kapsamımız dahilinde aşağıdaki kişisel maruziyet ölçüm hizmetlerini sunar:

Kişisel Gürültü Maruziyeti Ölçümü

Çalışanın sekiz saatlik iş günü boyunca maruz kaldığı A-ağırlıklı eşdeğer gürültü düzeyi, TS EN ISO 9612 standardına göre dozimetre ile ölçülür. Sonuçlar, 28.07.2013 tarih ve 28721 sayılı Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik’teki değerlerle karşılaştırılır:

  • En düşük maruziyet eylem değeri: 80 dB(A) — Kulak koruyucu donanım hazır bulundurulur.
  • En yüksek maruziyet eylem değeri: 85 dB(A) — Kulak koruyucu kullanımı zorunlu hâle gelir.
  • Maruziyet sınır değeri: 87 dB(A) — Hiçbir koşulda aşılmaması gereken değerdir.

El-Kol ve Tüm Vücut Titreşimi Kişisel Maruziyet Ölçümü

Titreşim maruziyeti, kullanılan el aletlerinden veya araç/makine koltuklarından çalışana aktarılır. Ölçümler 22.08.2013 tarih ve 28743 sayılı Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik kapsamında değerlendirilir.

El-Kol Titreşimi (TS EN ISO 5349-1 / 5349-2)

  • Günlük maruziyet eylem değeri: 2,5 m/s²
  • Günlük maruziyet sınır değeri: 5 m/s²

Tüm Vücut Titreşimi (TS ISO 2631-1 / TS EN 1032+A1)

  • Günlük maruziyet eylem değeri: 0,5 m/s²
  • Günlük maruziyet sınır değeri: 1,15 m/s²

Kişisel Toz Maruziyeti Ölçümü

Solunabilir ve toplam toz maruziyeti, çalışanın solunum bölgesine yerleştirilen pompa ile filtreye numune alınarak ölçülür. Analiz, MDHS 14/3 metoduna göre gravimetrik yöntemle yapılır; numune alma stratejisi TS EN 689’a uygun yürütülür. Sonuçlar, Tozla Mücadele Yönetmeliği Ek-1’deki mesleki maruziyet sınır değerleriyle karşılaştırılır. Toplam toz için eşik sınır değer 15 mg/m³ olarak uygulanır.

Kişisel Kimyasal Maruziyeti Ölçümü

Çalışma ortamındaki zararlı gaz ve buharlara maruziyet, akreditasyon kapsamımızdaki yöntemlerle tespit edilir. Dedektör tüple gaz ve buhar tayini ASTM D4490 metoduyla; karbonmonoksit (CO) NIOSH 6604, oksijen (O₂) NIOSH 6601 metoduyla ölçülür. Kapsamımız benzen, toluen, ksilen, formaldehit, amonyak, klor, azot dioksit ve hidrojen sülfür gibi çok sayıda etkeni içerir.

Kişisel Maruziyet Ölçümü Nasıl Yapılır?

Ölçüm süreci, işyerinin risk değerlendirmesi ve süreç bilgilerinin incelenmesiyle başlar. Ardından maruziyetin en yüksek olduğu işler ve çalışan grupları (homojen maruziyet grupları) belirlenir. Ölçüm ekipmanı, vardiya boyunca çalışanın üzerinde kalacak şekilde solunum bölgesine, kulağına veya el bölgesine takılır.

Vardiya tamamlandığında toplanan veriler laboratuvarda analiz edilir ve sekiz saatlik zaman ağırlıklı ortalamaya dönüştürülür. Hesaplanan değerler ilgili yönetmeliklerin sınır değerleriyle karşılaştırılarak akredite ölçüm raporu düzenlenir.

Kişisel Maruziyet Ölçümü Ne Sıklıkla Yapılmalıdır?

Ölçüm sıklığı işyerinin tehlike sınıfına ve risk değerlendirmesi yenileme periyoduna bağlıdır. Genel uygulamada ölçümler risk değerlendirmesiyle birlikte yenilenir:

  • Az tehlikeli işyerleri: En geç 6 yılda bir
  • Tehlikeli işyerleri: En geç 4 yılda bir
  • Çok tehlikeli işyerleri: En geç 2 yılda bir

Bununla birlikte; üretim sürecinde, kullanılan kimyasallarda veya ortam koşullarında bir değişiklik olduğunda ölçümler bu süreyi beklemeden tekrarlanmalıdır. Ayrıca alınan kontrol tedbirlerinin etkinliğini doğrulamak için de ölçüm yenilenir.

Neden Akreditasyon ve Yetki Belgesi Önemli?

İş Hijyeni Ölçüm, Test ve Analizleri Hakkında Yönetmelik’e göre kişisel maruziyet ölçümleri yalnızca İSGÜM tarafından yetkilendirilmiş laboratuvarlarca yapıldığında yasal geçerlilik taşır. Yetkisiz kuruluşlardan alınan raporlar denetimlerde kabul edilmez ve idari yaptırım riski doğurur.

Kipdaş Mühendislik, TÜRKAK tarafından TS EN ISO/IEC 17025:2017 standardında akredite (AB-0968-T) ve İSGÜM yetkili (Belge No: 388) bir laboratuvardır. İşveren, ölçüm ve analiz kayıtlarını ilgili mevzuatla belirlenen sürelere uygun saklamakla yükümlüdür; mevzuatta süre belirtilmeyen kayıtlar için saklama süresi 10 yıldır. Bazı meslek hastalıklarının ortaya çıkması uzun zaman aldığından, bu raporların saklanması ileride yapılacak değerlendirmeler açısından kritik önem taşır.

Hangi İşletmeler İçin Zorunludur?

Kişisel maruziyet ölçümü, 6331 sayılı Kanun kapsamındaki tüm işyerlerinde risk değerlendirmesi gerektirdiğinde uygulanır. Özellikle aşağıdaki sektörlerde ölçüm ihtiyacı yüksektir:

  • Metal, döküm ve makine imalatı tesisleri
  • İnşaat ve maden sahaları
  • Tekstil ve mobilya üretim işletmeleri
  • Konaklama tesisleri, eğlence ve organizasyon mekânları
  • Kimyasal madde kullanılan üretim ve depolama alanları

İşletmenizin maruziyet profiline uygun ölçüm planı oluşturmak için uzman ekibimizle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Kişisel maruziyet ölçümü nedir?

Kişisel maruziyet ölçümü, ölçüm ekipmanının çalışanın üzerine yerleştirilerek o kişinin iş günü boyunca gürültü, toz, titreşim veya kimyasal etkenlere ne düzeyde maruz kaldığının doğrudan tespit edilmesidir. Sonuç, ortamın genelini değil bireyin gerçek maruziyetini yansıtır.

Kişisel maruziyet ölçümü ile ortam ölçümü arasındaki fark nedir?

Ortam ölçümü sabit noktalardaki etken yoğunluğunu ölçer; kişisel maruziyet ölçümü ise ekipmanı çalışanın üzerine takarak gün boyu aldığı gerçek dozu belirler. Sağlık riskini ve yasal uygunluğu doğru değerlendirmek için kişi bazlı ölçüm daha güvenilirdir.

Gürültü maruziyet sınır değeri kaç desibeldir?

Çalışanların Gürültü ile İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik’e göre en düşük maruziyet eylem değeri 80 dB(A), en yüksek maruziyet eylem değeri 85 dB(A) ve hiçbir koşulda aşılmaması gereken maruziyet sınır değeri 87 dB(A)’dır.

Kişisel maruziyet ölçümleri ne sıklıkla yapılmalıdır?

Ölçümler genellikle risk değerlendirmesiyle birlikte yenilenir: çok tehlikeli işyerlerinde en geç 2, tehlikeli işyerlerinde 4, az tehlikeli işyerlerinde 6 yılda bir. Üretim sürecinde veya ortam koşullarında değişiklik olduğunda ise süre beklenmeden tekrarlanır.

Kişisel maruziyet ölçümü yapan laboratuvarın hangi belgelere sahip olması gerekir?

Ölçümün yasal geçerliliği için laboratuvarın İSGÜM tarafından yetkilendirilmiş olması ve TS EN ISO/IEC 17025 standardında TÜRKAK akreditasyonuna sahip olması gerekir. Kipdaş Mühendislik, AB-0968-T akreditasyon ve 388 numaralı İSGÜM yetki belgesine sahiptir.

Kişisel maruziyet ölçüm raporları ne kadar süre saklanmalıdır?

İşveren ölçüm kayıtlarını mevzuatla belirlenen sürelere uygun saklar. Mevzuatta süre belirtilmeyen kayıtlar için saklama süresi 10 yıldır. Meslek hastalıklarının uzun sürede ortaya çıkabilmesi nedeniyle bu raporların korunması önemlidir.

Diğer Döküman & Duyurular